Anasayfa | KaybedenlerKulübü | Bende yazayım | Saçmala | FotoLOG |Son |Linkler |İletişim

Gönderen : Deli Kız

 

Zaman Sonra

Elbette insan hayatı hayal kırıklıkları dolu.
Hüzün, uzun bir çizgi
Sevinç ise kısa bir noktaysa eger...
İnsan hayatı ne kadar, küçük noktasız, o kadar da uzun çizgilerle doluyken; görmeye, alışmaya, en önemlisi güvenmeye gerek duyarsın.

Ya benimkisi? Benim hayatım?
Anlatmak isterim elbet, uzun çizginin acısını. Bağlanmış umutların, uzanan ellerin; dokunmak için, neden, nasıl boşa gittiğini...
Hayatın merkezi diye bahsettiğin o noktanın, benim bir zaman hayatım olduğunu...imkansızlıkların getirdiği, hataların yoğunlukla yaşandığı, güvenin gözlerden silindiği, solduğu, sözlerin yalan çıkmaya başladığı dudakların, birbirini öpmek için uzandığı anlar vardı...
Ve ben bu karanlıkta, eli sopasız bir kör gibiyken vurdu ışık yüzüme. Diril ve kalk dedi bir ses, bir şey kulağıma...asla dönüp bir daha bakamayacağımı sandığım, her yeri dolu bu şehre dön dedim kendime.
Hiçbir şeyi, hiç kimseyi bırakamayacağımı sandığım hayatımdan, sıyrılabildiğim anda evimdeydim. Döndüm.

Güvenmek elbette zor...ama yeniden güvenebilmek isteği güzel.

Şimdi okurken tüm yazdıklarımı önceden, önceye ait hislerimle...bakarken hüznün dolaştığı satırlara, görebildiğim; şimdi daha iyi olduğum değil. Geçen mayıs ayına ait bir kağıtta ''Uzansam, yıkılacağım; yıkılsam kaybolacağım'' derken, geçen son yazdığım satırda hala aynı yerde gibi; ''Hiçbir acemi duygu senin için değil'' demişim.

Oysa ben,

Şimdi ''uzun'' cümleleri ''küçük bir nokta'' ile bitirmek yerine her yere noktalar serpiştirmek ve aslında her bir çizginin, noktaların yan yana gelmesinden oluştuğuna inanmak istiyorum.

Uyurken bile yorgun olan kafamı bir yana bırakıp, gülebilmek istiyorum.

Uzakta bir arkadaşa e-mail gönderip, 'burası korkunç, her şey boktan gidiyor' demek yerine; ' orda ne kadar eğlenceli şey varsa yap' demek istiyorum.

Musluğun altındaki eriyen buz parçasıyken, o hızla akıp, eriten su olmak istiyorum.

'Neyin var?' diyen siyah etekli, kızıl saçlı doktor hanıma ''artık konuşabiliyorum, esas sizin neyiniz var?'' derken bulmak istiyorum kendimi.

Kayan yıldızı gecede, geri bulmak yerine hepsini silip gökyüzünden, kendi yıldızımı asmak istiyorum.

Ve o en hüzünlü rengin ''sarının'' bile içinde sıcaklık olabileceğini görmek üzereyken, sende güzel bir şeyler olduğuna inanmak istiyorum...

biraz zaman sonra...
o herşeye, büyümesi için tanıdığımız zaman gibi...

biraz zaman sonra...


2003 kaybedenlerkulubu.com