Anasayfa | KaybedenlerKulübü | Bende yazayım | Saçmala | FotoLOG |Son |Linkler |İletişim

"Sessizce yol alıyorum"...

Şu an aklıma geldigi gibi söyleyebileceğim bin sözcükten biridir bu.
daha ne derim; "uygun ortamda yankı bile yapar sesim".
Nedir bu?
Neden ben yüzümdeki gülümsemenin hesabını vermek zorumdayım, yada insanlar hesap sorar gibi bakıyorlar.
Acımasızlar ve düşmanlar benim gülümsememe.
Biraz süt istiyor canı dudaklarımın, değmedigi çok çeşit meyve var daha....
Ben yan yan yürüsem bakacaklar bana biliyorum bunu çok iyice ... ya neden bakacaklar?
Çünkü anlayamayacaklar.. Onlar öyle yapmaz çünkü. Ben kollarımı havaya açsam öle durduk yere
. bagırmasam da bagırır gibi yapsam. beynimden geçenleri oracıkta en anlaşılır şekilde döksem ..


Yoğun baş ağrılarımın ardında kalan nefretimi anlatmaya çalışsam. Aslında anlamayacaklarını bile bile.

Ban bunları yapmaya kalktıgımda, herbiri dönüp bakacaklar, çünkü onlar
böyle birşey yapmazlar normalde, ve anlamak için bakacaklar.
Komedi başlayacak üst seviyeden..; lan oğlum beni anlayamazsınız ki!
Neden gözlerim artık bakmak istemezken ben daha ayaktayım? Burada daha işim var mı?
Ben sanırım hala ölmekteyim. Bitmedi ölüm...
Neden ellerimde damarlarım çatlayacak kadar ağrıyorken tüm bu yazılar.
Durdurmak lazım bunları. Bu soruları soran ne varsa durmalı.
Burada, elimle gösterdigim yerde gülüm sen onu göremezsin. burada bir kalp yaşıyor.
Ölüm dese de ölemiyor. Ölüm dese de ölmek istemiyor. Anlamıyor ama.
Dokunabildigin şey sana yakın değilse, sen nasıl ona sarılırsın?

Asıl soru, "neden bu kadar soru sormam gerekiyor?" olmalı. Soru neden sorulur?
Bilmediğimden değil elbette. Bu işin aslı, bildiklerinde yüzyüze ve çırılçıplak ortada kalma korkusu.
Tüm savunma sözlerini ortaya koyup elinde koz tutmadan dikiliyorsun insanların karşısında. Düşünüyorum,
anlıyorum, biliyorum ( varım ) ama bunlardan korkuyorum. Ben dünyaya çıkar yol bulması
için fırsat veriyorum. VE kendisini savunması için son fırsat.

Ben biliyorum bana neden baktıklarını, içlerinden geçeni, kini ile saflığı ve iğrençlikleri ile.
Dünyanın neeye doğru döndüğünü, güneşin bu dönüşten aldığı payı ben bilmek istemiyorum.
Bildiklerim var ama bunları anlamıyorum ben. Olmamalılar var bunların içinde binlerce.
Olmaması gerekiyorsa ve oluyorsa ben açıklama bekliyorum. Savunmanız için bir soru size. neden orada,
milyon yıldızlar varken, siz trafikte küfür edecek insanlar arıyorsunuz?
VE katilsiniz siz.
Kahrolası ölümü ne-den bu denli seviyorsunuz? Bana neden bakıyorsunuz? Ben buradayım ve "ben"im, neden ben değilmişim gibi davranıyorsunuz.
Sonra dinlemem sizi. Soru sormak şans vermek haline geldiyse vah vah halimize....
Bilmek için değil anlamak için soruyorsam vah halinize.

Annem benim, canım annem. Buraya kadar geldim, daha gitmiyor hayat.
Senin bıraktığın yerde kaldım. bana oyuncak alan kalmadı artık.
Ben artık istediğimi soramıyorum ve benim olan herşeyi paylaşmıyorum, istersem ağlayamıyorum.
Beni öyle bir yerde bıraktın ki;
ben artık uykum geldiğinde uyuyamıyorum. !Seni Seviyorum!
Dünyada biraz daha kalmalıyım.
Oyuncaklarım bitti,
çaldıkları bir yana,
hepsi zaten eskidi.
Şimdi,
bozmam diye söz versem
dünya ile oynasam?
ses siz ce...

2003 kaybedenlerkulubu.com