Anasayfa | KaybedenlerKulübü | Bende yazayım | Saçmala | FotoLOG |Son |Linkler |İletişim

Köpek olmazmı lan bu hayat

Şimdi onlar yaşıyor, bizde birikiyorlar, sonra onları birbirimize anlatırız, onları birbirimize anlatırken biz yaşıyor sayılır, onlarda birikiriz, aynı birikim döner durur, hepimiz birbirimize, birbirimizi anlatırken onlar birden dellenir ayrılırlar, bu bize çok koyar oturur sevişiriz, bizim bu sevişmemiz bize bir iyi gelir ki sorma, sen de yaşıyorsun sormazsın zaten, vur vur inlesin, bütün dünya dinlesin'iz, şıppadanak öyle bir sarhoş oluruz ki, kendimizin anahtarlarını bulamaz, kapılarını açamaz, içlerine giremeyiz, bu defa o dellenir ayrılırlar'lar çok gülerler bizim bu içli-acıklı halimize, olsun biz de onlara gülmüştük ya çok keresinde; etme kulum bulur mu olduk, yoksa etraf çok blur'luydu da biz birbirimizi mi sandık, hem eskiden kızların sandığı olurdu, koca sandığın içinde damadın işine yarayacak bi tane nesne olur muydu acaba, erkeklerin de takım sandığı olması mutlakiydi fakat takım sandıkları başrolde hatta figüranlarda bile rol almazlardı, yine de -hiç sevilmeseler de- kızın sandığından çok iş görerlerdi, yeminnen...
habire düşündüm, oturdum, yedim-içtim, afiyetle dışkıladım ve iq'm sudan gelene kadar düşündüm, ak kaldım, apak oldum, karagün için, durdum, lazım olurdum belki'ydi, bunalım'a girdim ordan çıktım, bunsatım'ı denedim, tapu ve kadastro'cu olasım geldi, her bilmediğim işi önce öğrenmek istedim, bu yüzden fidel kadastro'nun kitaplarını aldım, okudum, aslında okuyormuş gibi yaptım, herkesi kandırdım, enin de boyunda nurtopu gibi bir aklım olayazdı, bu aklım bana birden çok akıllı geldi, ben de biraz tadını çıkarayım dedim, tam ben tadını çıkarayım derken, nemrutun biri orta sahadan aldığı topla benim kaleme doğru ilerlemeye başladı, tam yanımdan geçiyordu ki, centilmenliği elden bırakmadım, uzanamadığım ciğere mundar dedimse de durmadı, ben de bunları kaleme aldım, yani golü aldım kaleme, bi keresinde alpay'a böyle yaptı diye ödül vermişlerdi, acayip centilmendim ben oysa ki, bir de baktım seyirciler de terk etti, bir de bekledim ödül falan da yok ortada, bu sahada, bu kıttan kıta sahanlığında tek başıma kalanca gücümlü gol atan kaleye oynadım, deniyorum...

steril bir insanlık için gebelenip dururken, şekil değiştirdik, tatminsizleştik, nerden biliyorsak, ebemizin hörekesini istedik, ondan da, bundan da, hepisinin en iyisinden, en güzelinden, en birincisinden; dedemiz kadar aksi ve sakallı sağır, nisninemiz kadar hımbıl ve ruhsuz afakan olduk, birbirimizin aklını peynir ekmekle ya da birbirimizi ekmekle yiyoruz, haydan gelip huya gittiğimizi biliyoruz, bir de bu yetmiyormuş gibi allaan maymun suratlı darwin'i çıkıp, herkesi kendine benzetmeye, hepimiz maymundan geliyor, ewrime gidiyoruz diyip moralimizi bozmaya niyetleniyor, ewrim de ne ewrimmiş ama, hepimiz habire gidiyoruz da bana mısın demiyor, hem birbirimize, hem geçmişimize, hem aşkımıza hem de biricik ewrime bik bik ötüyoruz, kendi sevdiğimiz o seksi seslerimizden kendimizi bıktırdık, üç kuruşluk ütopya için kendimizi batırdık, sabuklarken battığımız bu yerlerden bizi ancak bi bilakis sevgi, görgü, kaygı, imtiyaz, sedakât kurtarır falan diyoruz ama sadece kurtulmak istiyor, kimseyi de kurtarmak istemiyoruz, bizim biricik ve baldan tatlı kötümüz kurtulsun da kimse önemli değil, nasıl olsa onları da lazım olur, bi işe yarar, yalnızlık allah'a mahsus falan diye seviyoruz, veya alışkanlıktan, bir gün doğmuşuz, annemiz varmış yanımızda, seviyormuşuz mutlaka, e o kadar ıkınmış doğurmuş tabii sevmek lazım ve ööyle gelmişiz şimdiye kadar; oysa ayrılmak bizim doğamızda mı war ne, mutlaka ayrılıyoruz, hayat da amerika gibi, biz de yerliler gibiyiz, aşk da ateş suyu, tüketiliyoruz da, az-biraz keyif aldığımız için sesimiz çıkmıyor, dur bakalım ben de bu şarabı içiyorum ama tövbeye kalkıştığımızda başımıza ne'ş yağacak; off bi kahve yapsan şimdi, bi tane de kendine, bir de öpücük versen alt dudaktan, köpek olmaz mı ulan bu hayat...

2003 kaybedenlerkulubu.com